Ben İşe Gidiyorum, Bebeğime Kim Bakacak?

Bir bebeğin doğumuyla anne-babaların ama özellikle de çalışan annelerin içinde bir endişe yerleşir.
"İzin bitecek, işe dönme zamanı gelecek, peki o zaman benim savunmasız, minik bebeğime kim bakacak?"
Bir anne için ortalama 5 aylıkken bebeğini bırakıp işe gitmek büyük bir travma. Elbette aynı şey çocuklarımız için de geçerli. Hele bir de çoğu anne için en güvenilir liman olan "anneanne" bebeğe bakabilecek durumda değilse stres daha da artıyor..

Anneannemle keyfim yerinde.. Annemin içi rahat:) 
Keşke her yeni anne en az bir sene işten uzaklaşma fırsatı bulsa ve bu zamanı bebeğiyle geçirebilse ama çoğu zaman maddi imkanlar buna izin vermiyor. Madem şartları değiştirmek elimizde değil gelin o zaman mevcut şartlarda hem bebeğimiz hem de kendimiz için en iyisini birlikte bulmaya çalışalım.
Bazen işe dönme endişesiyle anı kaçıran anneleri görüyorum. Endişenin aslına iki nedeni var, biri açıkça dile getirilen bebeğe iyi bakılıp bakılmayacağı korkusu, diğeriyse belki annenin kendine bile itiraf edemediği bir korku.
"Ya bebeğimle aramıza bir başkası girerse?"

Evet belki çocuğunuzla evde ve tam gün geçireceğiniz zaman azalacak, belki de onun ilk'lerinden bazılarına tanık olamayacaksınız. Ama unutmayın,, hiçbir şey sizin onun annesi olduğunuz gerçeğini değiştiremez, işe gidiyorsunuz diye bebeğiniz sizi daha az sevmez. Eğer var olan fırsatları iyi değerlendiriyor, bebeğinizle kaliteli zaman geçiriyorsanız aranızdaki büyünün bozulması söz konusu bile değil.

Unutmayın; anneanne, babaanne ya da bakıcı sizin yerinize geçmeyecek, sadece siz yanında değilken bebeğinizin güvende, sağlıklı ve mutlu olmasını sağlayacak..

Eğer anneanne ya da babaanne bebeğe bakabilecek durumdaysa annelerin işi çok daha kolay oluyor.
Peki ya her ikisi de bebeğe bakabilecek durumda ve istekliyse. Olayı bir aile sorununa dönüştürmeden çocuğunuzu kime emanet edeceksiniz.

Böyle bir durumda yeni doğum yapmış, endişeli, kaygılı annenin bebeğini kendi annesine emanet etmek istemesinden doğal bir şey olamaz. Ama bunu bir inatlaşma haline getirmek aile içi dinamikleri yıpratır.
O nedenle eşinize sakin bir dille hissettiklerinizi, endişelerinizi, korkularınızı anlatmalısınız. Sizi yetiştiren annenizin çocuk yetiştirmeyle ilgili tutumlarını elbette çok daha iyi biliyorsunuz, üstelik müdahale etmek istediğiniz noktalarda kendi annenizle iletişiminizin çok daha kolay olacağını söyleyebilirsiniz.

Bu noktada bir kadın olarak pozitif ayrımcılık yapıyorum. Söz konusu gözümüzden bile sakındığımız bebeğimiz olduğunda bizim nazımızı, kaprislerimizi, bizi kendi gözünden sakınan annelerimizden daha iyi kim çekebilir ki..

Tabi bu noktada hemen bir parantez açalım, bu demek değil ki bir babaanne de torununa en iyi şekilde bakamaz. Ama üzerinde durduğumuz yeni annenin kendini gerçekten rahat hissetmesi. İşte tüm bu nedenlerle başta baba ve daha sonra babaannelerin anlayışlı olması, işleri kolaylaştırır.

Dönüşümlü torun bakma süreçleri sizin açınızdan sorunu çözüyor gibi görünebilir. Ama anneanne ve babaannenin doğal olarak birbirinden farklı yetiştirme tutumları bebeğinizin kafasını karıştıracaktır. O nedenle gerçekten zorunlu olmadıkça bu yöntemi denemeyin. Bebeğin tutarlı ve sürekli bir bakıma ihtiyacı var..

Eğer bebeğin bakımı konusu eşler ya da aile arasında sıkıntıya neden olacaksa bebeği bir bakıcıya emanet etmeyi düşünmeye başlamanızda da fayda var. Evet öncelik birinci derece yakınlar olmalı, ama sizin bozulan iletişiminizin ya da yaşayacağınız gerginliğin bebeğinize yansıyacağını da unutmayın.

Bir anne için bebeğini daha önce tanımadığı birine, yabancı bir bakıcıya bırakmak şüphesiz çok zor. Endişe etmekte, telaşlanmakta haklısınız. Ama eğer böyle olması gerekiyorsa, üzülmek yerine bebeğiniz için en iyi şartları hazırlamaya çalışmak üzerine yoğunlaşmalısınız.

Anneler belki bu söylediğime şaşıracaksınız ama bakıcının kim olduğu, kaç yaşında olduğu, kaç dil bildiği, eğitim durumu, referansları sandığınız kadar hayati bir önem taşımıyor aslında. En önemlisi çocuğunuza bakan kişinin onu gerçekten sevip sevmediği. Bunu anlamak için bebeğinizin tavırlarını dikkatlice takip etmenizde fayda var. Çocuklar gerçekten sevilip sevilmediklerini anlamakta ve ona göre karşılık vermekte ustadırlar.

Unutmamanız gereken bir başka nokta; bebekle birlikte çekirdek ailenize bir birey daha katılıyor.
Bakıcınızı eve gelen bir yardımcı gibi değil, ailenize katılan yeni bir üye olarak görmelisiniz. Elbette her iki tarafın da sınırları olacak. Ama siz evinizi ya da bir eşyanızı değil, hayatta en çok önemsediğiniz varlığı,, çocuğunuzu emanet edeceksiniz. Doğumdan hemen sonra bebeğin eve gelişi anne baba için yeni ve alışılması gereken bir durum, buna bir de bakıcıya alışma sürecini eklememek için bakıcıyla tanışma ve birbirinize alışma sürecini doğum öncesine çekmenizde fayda var.

Gelelim güvendiğiniz bir bakıcı bulduktan sonrasına..
Bir anne bana, akşam işten eve döndüğünde ağlayan bebeğini kucağında hoplattığı, sarıldığı, öptüğü halde sakinleştiremediğini, bebeğinin sanki onu cezalandırmak ister gibi (bu kendi ifadesi) o sırada evden çıkmaya hazırlanan bakıcı ablasının kucağına gittiğinde ağlamayı kestiğini anlattı. Ona göre bu hayatının en kötü anlarından biriydi. Yıkılmıştı. Çalışmak zorunda olduğu için işinden ve kendisinden nefret ettiğini söylemişti. Korkuyordu ve en kötüsü bebeğinin artık onu sevmediğini düşünüyordu..

Annenin işe dönmesi anne kadar bebek için de travmadır. Çocuklar bizim gibi hislerini sözlerle dile getiremezler, tepkilerini ortaya koymak için size küsebilir, uzak durabilirler. Ama anneleriyle akşamları ya da haftasonları, birlikte olduklarında gerçekten iyi zaman geçirebildiklerini, annelerinin onları sevmeye ve ilgilenmeye devam ettiklerini anladıkları,buna  ikna oldukları anda inanın her şey normale döner.

Ayrıca bebeğinizin ona bakan kişiye bağlanması da sağlıklı bir durum merak etmeyin, bu ufaklığın kendisini güvende hissettiğinin işaretidir.Ama bir kez daha söylüyorum, hiçbir bebek bir başkasını annesinin yerine koymaz.
Bebeğinize bakan ister anneanne ya da babaanne olsun, ister bir bakıcı mutlaka ama mutlaka kusurlar bulacaksınız. Tıpkı sizin de kusurlarınız olduğu gibi. Anneanne ve babaannelerde genellikle bebeği fazla şımartmak ve kuralları çiğnemek sık sık yaşanan sorun. Siz küçükken kurallar sıralayan anneniz şimdilerde torunu için "bırak ne isterse yapsın" diyor sürekli değil mi. Ve çocuğunuz da anneanne/babaannenin yumuşak karnını hemen keşfetti, bunu bir güzel kullanıyor.
İşin sırrı, sakin ve anlayışlı olmak ve ne istediğinizi açık bir şekilde anlatmakta. Bazen kuralların sebebini tıpkı ufaklığa anlattığınız gibi anneanne/babaanneye de anlatmanız ve onları da ikna etmeniz gerekebilir.
Ama bebeğinizi en çok seven, en çok güvenebileceğiniz insana bırakmanın iç rahatlığı buna değmez mi?

Haklısınız, sizin bebeğinizle ilgili hayati  kararları vermek sizin hakkınız, ama bazen çevreden gelen küçük önerileri dinlemek de hayatınızı kolaylaştırır,bunu da unutmayın. Ve en önemlisi tüm bu kaygıların arasında "anne" olmanın keyfini çıkarmayı unutmayın..


Psikolog Irmak Gürcan Kerimoğlu
Ankara/2012

11 yorum:

  1. Anne olmak hele ki çalışan anne olmak o kadar zor ki. Ne yazık ki ülkemiz bu konuda daha çok ekmek yemesi gereken ülkelerden biri. Hal böyle olunca çalışan anne en fazla iki çocuk yapıyor ki o da çok istisna özellikle benim çevremde. Ben ikinciye hamileyken hatırlıyorum tüm akademik tüm idari personelimiz "ne doğurgan kadın" muamelesi yapar olmuşlardı. Kuzuların arası 2.5 yaş daha ne olsun anlam verememiştim. Şimdi ikincinin ücretsiz izin lüksünü kullanıyorum ama gelin görün ki aklımda hep çalışmaya başladığımda neler olacak kokrusu var. Anneanne nereye kadar idare edecek, ev hepten dağılacak büyük olan kreşe gidecek küçük olan bir anda sadece tatillerde gördüğü yaşlı bir kadınla tüm gün yalnız kalacak dumur olacak. Anne olmak cidden zor iş.....

    YanıtlaSil
  2. Ben bir soru sorabilir miyim? Benim bebeğime anneanne ve babaanne birlikte bakıyor ve tesadüfen aynı gün acil işleri var. Bir gün halasının bakması bebekte kalıcı bir etki bırakır mı? ( halasını çok seviyor.) bebeğim 15 aylık

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba Gülşah hanım, çocuklarımız sözkonusu olduğunda özellikle de bakımlarıyla ilgili tutarlılık ve devamlılık önemlidir. Ancak buradaki kastım çocukla ilgilenen kişilerin benzer kurallar çizmesi, ortalama benzer şekilde bir düzen kurması. Yani birinin olmaz dediğine diğerinin izin vermemesi, birinin yasak dediği çikolatayı diğerinin eline tutuşturmaması. Ve çocuğun tutarsızlığa uzun dönem maruz kalmaması. Bunun dışında istisnai durumlar elbet olabilir ve çocuğunuzun sevdiği biriyle vakit geçirmesinin herhangi olumsuz bir yanı yok. Selamlar..

      Sil
  3. Irmak Hanım, cevabınızdan sürekli bakan kişi olmadığında bebekte terkedilmiş duygusu, kaybetme korkusunun oluşmayacağı sonucunu çıkardım... Doğru değil mi?? Ben doğduğundan beri hep bu kaybetme korkusu oluşacak çocukta diye çok dikkat ediyordum...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Gülşah hanım, öncelikle bebeğiniz için endişelendiğinizi ve her anne gibi en iyisini istediğinizi anlayabiliyorum. Ama belki endişelerinizi biraz azaltmak hem sizin hem de bebeğinizin mutluluğu için daha iyi olacak. Bir bebekte terk edilmişlik duygusunun ya da kaybetme korkusunun yerleşmesi birçok etkene ve devamlılığa bağlıdır. Bu yazımda ve size verdiğim cevapta bebeğin bakımıyla ilgili düzen ve devamlılığın önemli olduğunu söyledim, çünkü aksi durumlar bebeğin kafasını karıştırabilir. Ama halihazırda ilgili bir anneanne, babaanne ya da bakıcı tarafından bakılan, anne ve babasından da sevgi ve ilgi gören çocuklarda ne terk edilmişlik duygusu olur, ne de kaybetme korkusu. Çalışan ve bebeğini güvendiği birine emanet eden bir anne olmak sizi kötü ya da eksik bir anne yapmaz. Eğer kendinizi sürekli bebeğinizle ilgili ciddi endişeler duyuyor buluyorsanız başta da dediğim gibi bu endişeleri azaltmak hem size hem bebeğinize hem de aile düzeninize fayda sağlar. Bunun için de bazen dışarıdan bakan uzman bir göz gerekir. Siz de ihtiyaç duyduğunuzda bir uzmandan yardım almaktan çekinmeyin. Hem böylece aklınızdaki diğer soru işaretlerini de giderme fırsatı bulabilirsiniz. Selamlar..

      Sil
  4. Yazınız için tesekkürler. Benim oğlumda 15 aylık ve ben calısan bir anneyim ogluma babaannesi bakıyor yaklasık iki haftadır iş çıkısı alamaya gittiğimde bana gelmek istemiyor yabancı birisi almıs gibi aglıyor ustune gitmeden denedim aynı konuştum aynı onu eglendirmek için birseyler yaptıgımda bile kafasını baska tarafa ceviriyor napıcamı bilmiyorum ve bu durum beni cok etkiliyor

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhabalar..
      Sevilay hanım her şeyden öte bir anne olarak sizi ve endişelerinizi çok iyi anlıyorum. Zannediyorum bahsettiklerinizi zaman zaman birçok anne yaşıyor yani yalnız değilsiniz. Oğlunuzun davranışlarında son dönemde fark ettiğiniz bu değişimin altında farklı sebepler yatıyor olabilir. belki son dönemde işleriniz biraz daha yoğundu, siz biraz daha yorgundunuz, ya da belki biraz daha stresli ve her ne kadar yansıtmamaya çalışsanız da çocuklar annelerinin yaşadıklarına hislerine son derece duyarlıdır. Beraber geçirdiğiniz kaliteli zamanları artırmak için bunu bir fırsat olarak değerlendirebilirsiniz. Oğlunuza sevginizi göstermek için de. Ama bu her dediğini yapın, kuralları ortadan kaldırın demek değil elbette. İş çıkışı gittiğinizde size tavır yaptığında hayal kırıklığınızı belli etmeyin,onunla sohbet edip mesela eve geçmeden dondurma yemek isteyip istemediğini sorun, birlikte anne oğul yarım saatlik bir kaçamak yapın. Unutmayın oğlunuz büyüyor, artık ihtiyaçlarını daha net ortaya koyuyor, hislerini daha açık belli ediyor. Sabırlı, sakin ve ilgili tavrınızı korumayı başarırsanız bu küçük adamın kaprislerini kısa zamanda bir kenara bırakacağını düşünüyorum. Ancak baş edemediğinizi hissederseniz bir uzmandan yardım almaktan da çekinmeyin. Selamlar..

      Sil
  5. Merhabalar,
    Bebegin birakilacagi kisiyle birlikte birakilacak ortam da cok onemli.
    Ve benim sorunum da bu.
    Bebegim ben ise dondugumde ananesine birakilacak ama anane ve dede hic anlasamayan surekli terslesmelerin oldugu, birinin ak dedigine digerinin kara dedigi ve daha buyuk olaylarin da yasanabilecegi bir evlilik yurutuyorlar(!)
    Ustelik annem bebegimin bebekligini anlayacak biri degil.
    Kose yastigi gibi surekli oturmasini hanim hanimcik olmasini bekliyor daha ben bakarken bile.
    Cok sabirsiz, evi esyasi hic dagilmasin istiyor.
    Bunlari cogaltabilirim ama yanisira bebegimi sevdigini de biliyorum.
    Ancak bu ozelliklerinden oturu hem anneme hem babamin ofkesine kisaca ev ortamina guvenemiyorum.
    Ne onerirsiniz bebegim icin?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Tespitiniz kesinlikle çok doğru kişiler kadar o kişilerin yarattığı ortam da son derece önemli çocuklarımız için. Nasıl bir ikilemde kaldığınızı tahmin edebiliyorum. Takdir edersiniz ki sadece buraya yazdıklarınızdan yola çıkarak net bir fikir vermek doru olmayacak. Ancak çocukların güvende ve mutlu büyümek için istikrarlı ve huzurlu bir ortama ihtiyaçları var. Sürekli gerilimin olduğu, tartışmaların yaşandığı bir düzen çocuğunuzu kesinlikle olunsuz etkileyecektir. Elbette anneanne ve dede tounlarını çok sever ama çocuk sürekli öfkeye maruz kalacaksa sevgi yeterli olmaz. Belki sizin durumunuzda anneanne gözetimşnde bir bakıcı bulmak daha iyi sonuç verebilir.

      Sil
  6. merhaba

    benim 9 aylık ikiz bebeklerim var. biri kız biri erkek. bebeklerim dünyaya geldiğinden beri bakıcı, babaanne ve anneanneden oluşan 4'lü bir grup olarak bakıyoruz. oğlum küçük doğduğu için ve gaz problemi daha fazla olduğu için genellikle ben ilgilendim. bu sırada babaannede kızımla daha çok ilgilendi. bebekler 3 aylıkken iş hayatına döndüm. iki bebeğimi sadece akşamları görüyordum . oğlumu daha iyi tanıdığım için onun bakımı tamamen bana kaldı. bu yüzden kızımla doğduğundan beri hiç ilgilenemedim ve hala da yeteri kadar ilgilenemiyorum. bu durum kızımda herhangi bir psikolojik sorum yaratır mı? oğlum daha mutlu, kızım daha az gülen bir bebek oldu. bu durumun etkisi var mıdır? ayrıca bebeklerim kimseye aşırı bağlı değil. herhalde 4 kişinin bakmasından dolayı kafa karışıklığı oluyor.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhabalar.. her zaman söylediğim bir şey var, her bebek ve annede yeni bir hikaye yazılır, şartlar yeniden şekillenir. Sizin durumunuz da öyle olmuş aslında. İkiz bebek oldukça zor, şanslısınız ki hem anneanne hem de babaanneden yardım alabilmişsiniz. Yalnız unutmamak gereken bir şey var, anneanne babaannelerin sağladığı sevgi dolu bir ortam çocuğu mutlu eder elbette ama mutlaka anne ve babasının birebir ilgi ve sevgisine de ihtiyacı var. İş hayatına çok erken dönmek zorunda kalmışsınız, bebeklerinizle biraz daha zaman geçirebilseniz iyi olurdu. Tabi şartlar her zaman izin vermiyor, anlıyorum. Oğlunuzun özel durumu ilginizi üzerine çekmiş olsa da dengeyi tutturmaya gayret etmelisiniz. Babaannesinin ilgisi annenin ilgisinin yerini tutmaz, tutamaz! Hele çocuklarınız büyüdükçe, anlamaya başladıktan sonra annenin sadece ikizlerden biriyle yoğun şekilde ilgilenmesi sandığınız gibi sadece kızınızı değil oğlunuzu da olumsuz etkiler. Bugün bütün ilgiyi çeken oğlunuz yarın kaybetme korkusu duyar. Çocuklar tutarlılık ister unutmayın. Evet her an eşit olamayız ama en azından adil olmaya çalışmalıyız. Anne babalar olarak bize düşen sorumluluk bu. Bebeklerin bakımını çok kişinin üstlenmesi direkt bir sorun kaynağı değil, tabi annenin ve babanın ilgi ve sevgisinin devamlı ve tutarlı olması kaydıyla. Yani asıl bağlandıkları sizsiniz.

      Sil