Çocuklarda Cinsel Gelişim ve Eğitim; Okul Öncesi Dönem

Her anne baba, henüz iki yaşındaki çocuğunun kendi cinsel organıyla oynadığını ya da bir yere sürttüğünü gördüğünde afallar.

Bazıları ne yapacağını bilmediği için aslında kendine kızar ama acısını çocuğundan çıkarır. Bağırır, kızar, "ayıp" der, "yasak" der.
Çocuk, yaptığının çok yanlış bir şey olduğunu zanneder, kendini suçlar, utanır ama merakı azalmaz.
Sürekli hata yaptığını düşündüğünden, kendini suçlayarak ve utanarak, herkesten gizli davranışı sürdürür. İlgisi artar, utancı da ve bu kısır döngü, doğru bir müdahale olmazsa onunla beraber büyür. 

Bazı anne baba, paniğe kapılır, çocuğuna bu davranışı unutturmak için, abartılı bir çabaya girer.
Çocuk yine bir acayiplik olduğunu anlar. Merakı daha da artar. Her fırsat bulduğunda tekrarlayarak anne babasının tepkisini ölçmeye başlar. Eğer yeterince kaliteli zaman geçirme alışkanlığı olmayan bir anne babası varsa ve bu davranış her ortaya çıktığında abartılı şekilde ilgi görüyorsa, bu ilgiyi devam ettirmek ister, böylece bir alışkanlığın temeli atılmış olur. 

Bazı anne baba da çocuğunu bilgilendirmek ister ama çocuğuna yaşına hiç de uygun olmayan, tam tersi kafasını daha çok karıştıracak bilgiyle doldurur. 
Çocuk, özellikle de okul öncesi dönemde, soyut düşünme yeteneğine sahip olmadığı için verilen bilgiyi yanlış anlamlandırır. Bu da endişe, korku, sosyal hayatta huzursuzluk, arkadaş ilişkilerinde bozulma gibi artçı sonuçların görülmesine neden olabilir. Eğer bu yanlış bilgiler doğru zamanda doğru bilgilerle değiştirilmezse, cinsel eğitim sağlam olmayan temeller üzerine atılır. 

Her üç davranış tarzı da çocuğunuza zarar verir. Elbette hiçbir anne baba çocuğuna bile isteye zarar vermez ama bilgisizlik daha da kötüsü yanlış bilgi çocuklarımıza en büyük zararı verir. O yüzden anne baba olarak bizlerin, bir çocuk büyütürken, karşılaşacağımız olası senaryolarda nasıl davranmamız gerektiğiyle ilgili bilgi sahibi olmamız çok önemli..

Biliyor musunuz, temelde parmak emen bir çocukla, cinsel organıyla oynayan bir çocuk arasında hiçbir fark yok. Farkı yaratan, bizim aşırı tepkiler vermemize sebep olan, tamamen bizim ön yargılarımız.  Oysa parmak emen bir çocuk da, cinsel organıyla oynayan bir çocuk da, sadece yeni keşfettiği ve ona keyif veren, hoşuna giden bir davranışı tekrarlamaya çalışır.
Onlar bizim gibi düşünemez çünkü henüz o cinsellikle ilgili bizim sahip olduğumuz bilgiye sahip değiller. Ergenlik öncesi dönemdeki bir çocuğun kendi cinsel organıyla oynama davranışı, cinsel ilişki, cinsel birleşme fikirlerini içermez. 
O nedenle bu davranışı ayıp, günah, yasak saymanız, ona da bu düşünceyle tepki vermeniz tamamen yanlış. Düşünün bakalım çocuğunuz parmağını emse ya da saçıyla oynasa aynı tepkiyi verecek miydiniz?  Bu kadar endişelenecek miydiniz? Elbette hayır. Yani uzun lafın kısası, çocuğunuza yansıttığınız tüm ön yargılar, ayıplar, yasaklar, günahlar aslında sizin kafanızın içinde. Ayıp da, günah da, yasak da sizin. Çocuğunuzun zihni henüz bunlarla dolu değil. 

Tabi bu demek değil ki ,çocukların her ortamda ve sıklıkla kendi cinsel organlarıyla oynamaları normal. Yalnız çocuğumuza bunu öğretmenin yolu, kızmaktan geçmiyor. 
Mahremiyet her çocuğun öğrenmesi gereken bir kavram. Sadece cinsel eğitimin içinde değil, hayatın her anında.
Çocuğunuzun odasına girerken kapısını çalıp, izin istiyor musunuz?
Cevabınız hayırsa, aynı hassasiyeti ondan nasıl bekleyebilirsiniz..
Çocuğunuzu tanıdığı, tanımadığı eş dostun kucağına gitmesi, öpmesi için zorluyor musunuz?
Cevabınız evetse, beden mahremiyetini nasıl öğreteceksiniz..
Erkek çocuklarınızın aile içinde açıp "pipisini" göstermesi sizce normal mi? 
Sünnete aşırı bir anlam yüklüyor musunuz, bir erkeklik meselesi olarak görüyor musunuz, çocuğunuza da bu şekilde mi anlatıyorsunuz?
Plajda, havuzda çocuklarınızı çıplak mı gezdiriyorsunuz.. 
Yapmayın..
Çocukların kendilerini korumak, sağlıklı bir cinsel kimlik oluşturmak için beden mahremiyetini öğrenmeye ihtiyaçları var. Az önce bahsettiğim davranışlar ve benzer örnekler çocuğunuzun bu konudaki ilgisini zamansız artırır ve mahremiyet fikrinin oluşmasını zorlaştırır. 

Çocuğunuzu kendi cinsel organıyla oynarken gördüğünüzde;
Paniklemeyin. Paniklerseniz de ona belli etmeyin.
Kafanızı toplayamazsanız, birkaç dakika uzaklaşıp, sakinleşin.
Sevecen, sakin, abartıdan uzak bir tonda yaklaşın.
Eğer o güne kadar mahremiyetle ilgili doğru bir yaklaşımınız olduysa açıklamalarınız daha anlamlı olur.  
"Bunu neden yaptığını, hoşuna gittiğini anladım canım, ama bu tip hareketleri çevremizde birileri varken yapmamız doğru değil, bu senin özel alanınla ilgili bir durum" dediğinizde ona kızmadığınızı bilir, tavsiyenizi gerçekten anlar. 

Yani cinsel eğitim sandığınız gibi, çocuğunuzun ilgisi aniden uyandığında değil, çok daha önceden başlar ve adım adım ilerler. 
Çocuğunuzun soru sormaya başladığı andan itibaren bebeklerin nasıl olduğu, nasıl doğduğu, erkek çocuklarının ve kız çocuklarının bedenlerinin neden farklı olduğu gibi konularda sordukları sorulara yaşına uygun, yeterli ve net açıklamalar yapmanız çok ama çok önemli. Böylece çocuğunuz aklına takılanları utanmadan sıkılmadan size sorabileceğini, sizden aynı açıklıkla net cevaplar alabileceğini bilir. 

Çocukların cinsel organlarını ve bu bölgeye dokunmanın, sürtünmenin hoşuna gittiğini fark etmesi tamamen tesadüf eseri olur. Bezini değiştirirken, banyo yaparken, çok çişi gelip tuttuktan sonra yaparken..
Sonra da hoşuna giden her davranışı devam ettirmek istemesi gibi bunu da devam ettirmek istemesi son derece normal. Bu ilk merak ortalama 1,5-2 yaş gibi erken bir dönemde ortaya çıkar. Bu dönemde ilgi çok daha dağınık olduğu için alternatif bir ilgi kaynağı sunduğunuz an davranışı bırakır.
3-4 yaş civarı ise çocuklar sevdikleri hareketleri sürdürmekte daha ısrarcı olurlar.
"Yapma" dedikçe inatlaşarak, daha çok yapması yaşının normal bir özelliği.
Yukarıda bahsettiğim gibi kısa ve net bir açıklama yaptıktan sonra, "hadi gel istersen beraber oyun oynayalım" teklifi çoğu zaman ona cazip gelir. 
Benim taktiklerimden biri, "Galiba biraz sıcak geldi, istersen ılık bir duş alabilirsin, iyi gelir" demek mesela. Banyoyu seven çocuklar için dikkat dağıtıcı bir seçenek. 
Ama bu noktada sunduğunuz alternatifin sürekli olmaması önemli, yani her defasında banyoya da gitmemeli. Bu iki davranış zihninde eşleşmemeli..
Bu ilgi çocukluk boyunca dönem dönem artar, eğer doğru davranırsanız söner. Sonra bir başka dönem yeniden artar.
Çocuğunuzun yaşı büyüdükçe açıklamalarınız da yaşına uygun şekilde şekillenmeli.
Ama en önemlisi o, anne babasının ona cevap vereceğini bilmeli. 

Unutmayın, bu son derece normal, sağlıklı gelişimin bir parçası, çocuğunuzun sonraki hayatını olumsuz etkileyecek bir durum değil ve çocuğunuzda bir sapkınlık olduğunu da göstermiyor. 

Bu ilgi, çocuğunuzun sorunlu bir çocuk olduğunu, ilgisiz kaldığını, anne baba olarak yetersiz olduğunuzu falan da göstermiyor.
Cinsel merak ve ilgi tüm çocuklarda var.
Sadece anne baba tavrına bağlı olarak bu ilgi olması gereken dozda kalır ya da artar. 
Eğer bir çocuk zamanının çoğunu cinsel organıyla oynayarak geçiriyorsa, o zaman anne babanın tavrını sorgulamak için bir uzmandan yardım almak en doğrusu olur. 

Bazen kaşıntılar, pişikler ya da bir enfeksiyon nedeniyle de çocuğunuzun ilgisi cinsel organına yoğunlaşabilir. Bunlara da dikkat etmek lazım..  

Yani sevgili anne babalar, ne öyle sorular için mucizevi bir kalıp yanıt ne de mucizevi bir davranış kalıbı var. Asıl mesele, bizim kafamızdaki ön yargıları yıkıp, çocuklarımızla bu doğal gelişim sürecini net ve yaşına uygun şekilde konuşabilmekte.. 
Mesele önce bizim kafamızın içini temizlemekte..